Yumurtalık Kisti Tedavisi

Yumurtalık Kisti Tedavisi Ankara

Kistler; genellikle iyi huylu olmasına rağmen büyük boyutlara ulaştığında üreme sorunlarına ya da adet düzensizliğine neden olabilen keseciklerdir. Vücudun birçok bölgesinde kistik yapılara rastlanabilir. Bunların bir kısmı, içi su dolu olan, zararsız keseciklerdir. Bazıları ise daha sert yapıdadır ve içerisi yağ ile doludur.

Kadın vücudunda kistlerin en sık görüldüğü bölgelerden biri de yumurtalıklardır. Her kadında, adet dönemlerinden önce kistik yapılar oluşabilir. Bunlar kistler genellikle kendiliğinden yok olur. Ancak bazı kistlerin mutlaka düzenli takip edilmesi hatta cerrahi ile çıkarılması gerekebilir.

Yazımızın devamında, yumurtalık kistleri ve riskleri hakkında bilgiler vereceğiz. Ankara yumurtalık kisti tedavisi için ise Op. Dr. Meltem Aksu ile iletişime geçebilir ve randevu alabilirsiniz.

Yumurtalık Kisti Nedir?

Yumurtalık kistleri; yumurtalık bölgesinde oluşan “fizyolojik” ya da “patolojik” olmak üzere ikiye ayırabileceğimiz keseciklerdir.

Fizyolojik Kistler

Üreme çağındaki neredeyse tüm kadınlarda görülür. Her ay, adet döngüsü sürecinde rahmin ve yumurtalıkların yapısı değişir. Döllenmeyen yumurta vücuttan dışarı atılır. Bu süreçte, yumurtalıklarda, içi su dolu kesecikler oluşabilir. Bu keseciklerin birçoğu fizyolojik kist olarak adlandırdığımız gruptadır ve kanser yapma riski yoktur.

Patolojik Kistler

İçi yağ vb. maddelerle dolu olan, daha katı ve sert yapılı kistlerdir. Bu kistler, kadın sağlığı açısından bazı riskleri de beraberinde getirir. Bunların başında kanser ihtimali, kısırlık, polikistik over sendromu gibi rahatsızlıklar gelir. Patolojik kistler, çoğu zaman ilaç tedavisine yanıt vermeyen kistlerdir. Bu nedenle düzenli olarak takip edilmesi ve kanser şüphesinin değerlendirilmesi gerekir.

Yumurtalık Kisti Kendiliğinden Geçer Mi?

Kist ve miyomlarla ilgili en sık sorulan sorulardan biri de budur. Yumurtalık kistleri kendiliğinden geçebilir. Özellikle menopoz dönemiyle birlikte östrojen üretiminin azalması kistlerin küçülmesinde oldukça etkilidir. Fizyolojik kistler de genellikle adet bitiminden sonra yok olurlar. Bu nedenle adet döneminden önce yapılan ultrason görüntülemesinde fizyolojik kist görülme olasılığı oldukça fazladır.

Kist Çeşitleri Nelerdir?

Yukarıda ana iki başlık altında incelediğimiz kistler, kendi içerisinde birçok çeşide ayrılır.

“Basit kist” olarak tanımladığımız kistler, genellikle küçük, iyi huylu kistlerdir. Nadiren boyutları 5 cm üzerine çıkar. Büyüdükçe kansere dönüşme riskleri az olsa da adet düzenini bozabilir ve gebeliğe engel olabilirler. Bu durumda en ideal tedavi, kistlerin çıkarılması olacaktır.

Yumurtalıklarda en çok görülen bir diğer kist türü de “çikolata kistleri”dir. Çikolata kistleri, genellikle endometriozis adı verilen rahatsızlığa bağlı ortaya çıkar. Endometrium adı verilen rahim içi sıvısının, rahmin dışına taşması olarak tanımlayabileceğimiz bu rahatsızlık, içi erimiş çikolataya benzer sıvı ile kaplı kistlere neden olur. Zararsız ve kansere neden olmayan kistler olsa da adet düzeninin bozulmasına, kanamanın miktarının ve yapısının değişmesine, gebe kalma sorunlarına neden olabilirler.

“Dermoid kistler” yumurtalıklarda görülen diğer kistlere göre daha sert yapıdadır. Bu nedenle kanser açısından en riskli olan kistler de dermoid kistlerdir. Bu kistler mutlaka düzenli olarak takip edilmeli ve gerekli durumlarda cerrahi ile tedavi edilmelidir.

Yumurtalık Kistleri Nasıl Anlaşılır?

Yumurtalık kistlerinin büyük bir çoğunluğuna jinekolojik muayene sırasında teşhis konulur. Bu nedenle genellikle belirti vermediğini söyleyebiliriz. Ancak kistler büyüdüğünde;

  • Bel ve kasık ağrısı
  • Karın ağrısı
  • Karında şişlik, hazım zorluğu
  • Yumurtalıklarda ele gelen kitle
  • Kısırlık
  • Adet kanamasının artması/azalması
  • Adet düzeninin değişmesi gibi şikâyetlere neden olabilirler.

Yumurtalık Kistleri Nasıl Tedavi Edilir?

Yumurtalık kistleri ; gözlem, medikal ilaçlar ya da cerrahi ile tedavi edilebilir. Basit ve küçük boyutlardaki kistler için çoğu zaman gözlem ile takip yeterlidir. Kistin büyüme hızı ya da şekli değiştiğinde ise medikal ya da cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilebilir.

Bazı kistler ise teşhis edildiğinde de büyük yapılıdır. Bu nedenle gebe kalma sorunlarına ya da adet düzensizliklerine neden olurlar. Bazı kistler ise kanserin habercisi niteliğindedir. Bu kistler, kişinin sağlığını riske atan kistlerdir. Dolayısıyla en ideal tedavi cerrahi olacaktır.

Yumurtalık kistlerinin tedavisinde en çok kullanılan cerrahi yöntemler ise laparoskopik ve histeroskopik cerrahidir. “Kapalı cerrahi” olarak da bilinen bu yöntemler, günümüzde açık ameliyata olan ihtiyacı neredeyse ortadan kaldırmıştır. Yumurtalıkların yüksek çözünürlüklü kameralarla incelenmesini sağlayan laparoskopi ve histeroskopi sayesinde, derin kesiler olmadan da kistler tespit edilebilir. Sonrasında uygun cerrahi yöntemlerle kistin çıkarılması sağlanabilir. İşlem süreci daha kısa ve konforlu olduğu için hastanın ameliyat sonrası iyileşmesi ve günlük yaşama dönmesi de kolay olmaktadır.

Ankara Yumurtalık Kisti Tedavisi

Yumurtalık kisti tedavisi Ankara, birçok kadının ortak korkusu olmasına rağmen günümüzde oldukça başarılı bir şekilde tedavi edilebilirler. Bu kistlerin büyük bir kısmı iyi huyludur. Birçok kadın, bu kistlerle birlikte uzun yıllar yaşamaktadır. Ancak kistlerin çıkarılması gereken durumlarda da kapalı cerrahi yöntemleri sayesinde güvenli bir şekilde operasyon tamamlanmaktadır. Yumurtalık kistleri tedavi edildikten sonra, birçok kadın rahatça gebe kalabilmekte ve adet düzeninde yaşanan sorunlar ortadan kalkmaktadır. Bu da üreme sisteminin korunması, kadının günlük yaşamına kaliteli bir şekilde devam edebilmesi anlamına gelir.

Ankara yumurtalık kisti tedavisi hakkında daha fazla bilgi için kliniğimizle iletişime geçebilir ve randevu alabilirsiniz.

Şimdi Ara!
Yol Tarifi